Bu web sitesinde çerezler kullanılıyor. Siteyi kullanarak Gizlilik Politikamızı kabul ediyorsunuz.

Türkiye

Tıbbi tanı amaçlı X-ray devrimi: FCR

Toplumumuz sosyal ve özel hayatı her yönüyle etkileyen ve filmden dijital kameralara doğru dramatik bir geçişle sembolize edilen dijital bir devrimden geçiyor. 1970'li yılların başlarında Fujifilm mühendisleri dünyanın ilk tıbbi tanı amaçlı X-ray'leri dijital olarak görüntüleme cihazı olan FCR (Fuji Bilgisayarlı Radyografi) için temel niteliğindeki teknolojileri araştırmaya ve geliştirmeye çoktan başlamıştı. FCR tıbbi amaçlı kullanılan X-ray görüntülemede küresel bir inovasyon dalgası başlattı ve günümüzde tüm dünyada insanların sağlığına ve yaşam kalitesine katkı sağlayan birinci sınıf bir teknoloji olmayı sürdürüyor.

Tanı amaçlı X-ray'ler ile sorunların çözülmesi

FCR'den önce, X-ray çekmek, X-ray'lerin insan vücudundan film üzerine aktarılması ve bitmiş bir görüntü oluşturmak için o filmin banyo edilmesi demekti. Süreç tamamen analogdu. Görüntü üzerinde X-ray'lerin daha kolay geçtiği vücut kısımları siyah, daha zor geçtiği kısımları beyaz görünüyordu. İnsan vücudunun iç kısmının görüntüsü elde edilebiliyordu ancak fotoğraf parametreleri röntgen çekilen hastanın ve vücut kısımlarının özelliklerine göre önemli oranda değişebiliyordu. Sonuç olarak röntgen teknisyeninin becerisi ve deneyimi, elde edilen görüntü kalitesinde önemli bir rol oynuyordu.

Fujifilm'in uzmanlarının analog krallığında X-ray'i iyileştirmek için ellerinden daha fazlasının gelmediği açıktı ve diğer tanı teknolojileri dijitalleşmeye başlıyordu. Asıl korkulan şey X-ray'lerin dijital devrimin dışında kalmasıydı ve Fujifilm'in mühendisleri inovasyon yapmak veya bu piyasanın ellerinden kayıp gitmesini izlemek arasında seçim yapmaları gerektiğini biliyordu. Ancak daha sonra nihai çözüm için bir ipucu belirdi: dijital görüntü işleme. O sıralar NASA Dünya gezegeninin fotoğraflarını uydu yoluyla iletiyordu ve şaşırtıcı derecede güzel görüntüler oluşturmak için yeni dijital işleme bilimini kullanıyordu. X-ray görüntüleri dijital formatta yakalamak, depolamak ve iletmek verimlilik seviyesini büyük oranda artıracaktı ve tanı görüntülerinin dijital olarak işlenmesi çok çeşitli uygulamalara muazzam değer kazandırabilirdi.

“Tıbbi X-ray'leri dijital olarak işlersek görüntü kalitesindeki uyumsuzlukları büyük ölçüde azaltabilir ve tıp çalışanlarına daha iyi tanı için paha biçilemez bir kaynak sunabiliriz.” Bu vizyondan yola çıkan Fujifilm mühendisleri dijital tanı amaçlı görüntüleme sistemlerinin gerçek değerini nasıl ortaya koyabileceğini araştırmaya başladı. Uzun tartışmalardan sonra FCR'nin temel konseptini ortaya attılar: sistem X-ray bilgilerini yüksek hassasiyetli bir görüntüleme plağı üzerine kaydedecek, dijital işlemeyi bir bilgisayar vasıtasıyla gerçekleştirecek ve görüntülerin bir bilgisayar monitöründe veya fotoğraf filminde görüntülenmesine olanak sağlayacaktı.

1983 Dünyanın İlk FCR'si

Kararlılığı inovasyona dönüştürmek

FCR çığır açan üç teknolojik inovasyona sahipti. Birincisi X-ray bilgilerinin yakalanmasını mümkün kılan yüksek hassasiyetli görüntüleme plağıydı. İkincisi görüntüleme plağı üzerine bir lazer uygulayarak depoladığı görüntü bilgilerini bir dijital sinyale dönüştüren bir optik tarama cihazıydı. Üçüncüsü ise tarama cihazından alınan elektrik sinyalini bir optimize tanı görüntüsüne dönüştüren tanı algoritmasıydı. Bu inovasyonlar tek bir tanı amaçlı görüntüleme sistemi oluşturmak için birbirine bağlandı.

O zamanlar Fujifilm ana ürünü fotoğraf filmi olan önde gelen bir kimya şirketiydi. X-ray verilerini son derece hassas, hızlı ve yoğun bir şekilde yakalayan devrim niteliğinde bir görüntüleme cihazı geliştirmek büyük bir elektronik şirketi için ürkütücü bir görevdi. Ancak AR-GE ekibi ağırlıklı olarak kimya mühendislerinden oluşan Fujifilm bu büyük zorluğa göğüs gerdi.

FCR sisteminde görüntüleme plağı X-ray verilerini X-ray'lerin uyarım gücüyle orantılı floresan ışığı yayarak ışık olarak kaydeder. Bu ışık daha sonra sistem tarafından bilgi olarak işlenebilir. Sistemi uygulanabilir kılacak bu büyük buluşta başarı sağlamak için Fujifilm mühendislerinin görüntüleme plağında kullanılacak ışıkla uyarılan ideal fosforu belirlemesi gerekiyordu. Sorun, bilinen 1.000'den fazla fosfor olmasıydı ve mükemmel olanı bulmak önemli bir zorluktu. Bununla birlikte Fujifilm'in bu alanda gerçek manada hiç uzmanlığı yoktu. Yine de bu görevden hiç kaçınmayan mühendisler buna şevkle göğüs gerdi.

“İdeal fosfor dışarıda bir yerlerde ve biz onu bulacağız.” Görüntüleme plağının yüksek hassasiyetli tanı amaçlı görüntüleri kaydetmesini sağlayacak fosforu bulabileceklerine dair sarsılmaz bir inançla yola çıkan mühendisler araştırmalarına başladı. O zamanlar saplantı boyutuna varan kararlılıkları karşılığını verdi. Akıl almaz derecede çok sayıda, hatta diğer şirketlerin kullanıma uygun olmadıkları gerekçesiyle vazgeçtikleri fosforlar keşfettiler. İki yıllık sıkı bir çalışmadan sonra mühendisler nihayet görüntüleme plağını ve dolayısıyla FCR'yi hayata geçirebilecek en iyi fosfor olarak BaFBr:Eu'yu belirlediler.

FCR devrimi devam ediyor

Görüntüleme plağını diğer kilit inovasyonlarla başarılı bir şekilde bir araya getiren Fujifilm 1983 yılında FCR'yi piyasaya sürdü. Bu ürünün tüm dünyadaki tıbbi tesisler üzerinde hemen oluşturduğu olumlu etki gerçek manada devrim niteliğindeydi.

Optimize dijital işleme işlemini vücudun X-ray uygulanan bölgesine ve diğer koşulları esas alarak uygulayan FCR X-ray teknisyeninin becerisinden ve uzmanlığından çok daha az etkilenen ve dolayısıyla tanı amacıyla okuması ve kullanılması daha kolay görüntüler veriyordu. Görüntüleme plağı son derece hassas olduğundan bir görüntü yakalamak için daha küçük dozlarda X-ray gerekiyordu. Bunun yanı sıra sistem X-ray'leri yeniden çekme ihtiyacını büyük oranda azaltmıştı ve bunun sonucunda hastanın X-ray'e çok daha az maruz kalmasını sağlıyordu. Son olarak dijital bilgilerin kullanılması tıp çalışanlarının geleneksel fotoğraf tabanlı röntgenlerden elde edilemeyen özel ve değerli bilgileri almasına olanak sağlayarak çok çeşitli işleme süreçlerinin yerine getirilmesini mümkün kıldı.

Hiç şüphesiz dijital bilgilerin depolanması, iletilmesi ve yönetilmesi çok daha kolaydı ve bunun sonucunda bir tıbbi tesisin hem tanı hem de yazışma fonksiyonlarının maliyeti azaldı. Aynı zamanda bilgi yönetim zincirinin her bir bağlantısının hızı arttı. İnternet tıp alanında giderek daha önemli hâle geldikçe Fujifilm bunun gücünden istifade etti ve 2000 yılında dijital görüntülerin tıbbi tesisler içinde ve tesisler arasında paylaşılmasını kolaylaştıran bir BT çözümü olan SYNAPSE'i piyasaya sürdü. Bununla birlikte piyasaya sürüldüğü günden bu yana Fujifilm bir görüntüleme plağına ihtiyaç duymayan DR (dijital radyografi) sistemleri de geliştirdi.

Başlayan tıbbi tanı devrimi FCR yoluna devam ediyor. Çok daha fazla inovasyonu, FCR'yi ve ilham aldığı diğer sistemleri bütünleştiren bu cihaz çok daha güçlü ve tesirli bir şekilde büyüyor.

İlgili içerikler:

  • Medikal Sistemler

    Fujifilm sağlık hizmetleri tesislerine yönelik tanı amaçlı görüntüleme ve bilgi sistemlerinde bir öncüdür. Klinik olarak kanıtlanmış ürünlerimiz ve teknolojilerimiz tıp çalışanlarının işlerini daha verimli ve daha etkili bir şekilde yerine getirmesine yardımcı olmak için sürekli olarak gelişmektedir. Siteyi ziyaret edin.

  • FCR - 1983'ten günümüze -

    Dünyanın ilk dijital radyografi sistemi Fuji Bilgisayarlı Radyografi (FCR) 1983 yılında piyasaya sürüldü. Siteyi ziyaret edin.

  • Sağlık Hizmetleri-Tanı

    Sağlık hizmetleri işinde tanı alanına genel bakış. Siteyi ziyaret edin.

Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: